True Detective | İnceleme

True Detective, HBO’nun niteliğiyle göze çarpan dizilerinden biri. Kaliteli kadrolu, ağır öyküli ve kasvet dolu atmosferli polisiye drama dizisi, İki sezon 22 bölgeden oluşuyor. 3. sezonuy ile ilgili ayrıntıların buzamanlarda yükselmesi ile ben de size True Detective’i tanıtmak istedim. Dizinin yeni sezonunda Moonlight ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar‘ını alan Mahershala Ali yer oynuyacak. Söylentilere göre 3. sezon 2018’in 2. %50 sinde izleyicilerle biraraya gelicek.

Dizinin İki sezonu birbirlerinden değişik öyküleri içeriyor ancak hadiseler hep suç üstünden işleniyor. İlk sezondan başlayalım. Matthew McConaughey ve Woody Harrelson kusursuz oyunculuk sergilemiş. İkilinin canlandırdığı karakterlerin teması genellikle inişli çıkışlı ilerliyor ve bu da aralarında çok eğlenceli diyaloglar geçmesine meydan veriyor.

İlk sezonda izlediğimiz hadiseler İki değişik vakitte geçiyor; 1995 ve 2012 senelerinde. Hikaye 1995 senesinde Louisiana vilayetinde işlenen ayin temalı bir cinayetle başlıyor. Başlarda sıradan bir cinayet gibi gözüküyor ama sonradan cinayetin arkasında bambaşka şeylerin yattığını öğreniyoruz. Aslında bu cinayet yolu ile dizi yoğun mesajlar sağlıyor. Katilin kim olmasından daha değişik meraklar uyandıran bir polisiye dizisi bulunduğu için türün alternatiflerinden sıyrılmayı başarıyor. Yine genel polisiye dizilerine göre çok az aksiyon sahnelerine sahip, bu fazlası polisiye izleyicisi için bir eksik olarak görülebilir ancak aksiyon sahnelerinden fazlaca derin felsefi diyaloglara yoğunlaşmasıyla beni tesirledi. Genellikle Rust Cohle (McConaughey) karakterinin ifade ettiği her şey İki kez dinlenmeli, adamın bir adet boşa söylenmiş cümlesi yok. Martin Hart karakteri ise herhangi biri doğrulusunda canlandırılsa Rust Cohle karakterinin çok gölgesinde kalacakken Woody Harrelson çok iyi iş çıkarmış ve oyunculuğuyla Martin Hart karakterini backgrounda düşmekten kurtarmış. Dedektif Hart, problemli bir evliliğe sahip. Karısını sevdiğini her fırsatta dile getiren ancak onu aldatmaktan da çekinmeyen biri. Başarılı ama işini pek sevmeyen bir dedektif profili gördüm kendisinde. 2012’de geride bıraktığımız hadiseleri 1995’tekilere göre daha düşük izliyoruz. Rust Cohle, 1995’teki cinayetten ötürü 17 sene sonra polisler doğrulusunda sorgulanıyor. Asıl felsefik ve derin cümleler bu sorgulamada ifade ediliyor. Karakterin değişimiyse son derece ilgi çekici, hem fiziksel hem psikolojik olarak. Geçen 17 senenin kendisini yıprattığını çok başarı ile göstermişler. İlk sezon son derece ağır ilerliyor, diyalogların da ağırlığını düşünürsek bence bir çırpıda izlenebilecek bir dizi değil.

İkinci sezon ise ilk sezona göre daha süratli ilerliyor ve aksiyon dolu. İlk sezondaki kasvetli havadan bir oran sıyrılıyor. Kirli polislerin ömürlerinı, varlıklı zümrenin alt tabakayı ve etrafı ne kadar shayatdüğünü görebiliyoruz. İlk sezon daha fazla Rust Cohle karakterine kendisini adamışken İkinci sezonda bu odak dört karaktere dağıtılmaya çalışılmış ancak bence bu hususta etkin olamamışlar. Çünkü kısa bir müddet bu dört karakterin (Frank, Paul, Ani, Ray) öyküsü dengeli sunulmuş ancak sonradan kimi zaman biri kimi zaman bir başka biri unutulmuş. Bu hal varken natural olarak yan karakterler de öyküde oldukça az yer ediniyor, ilk sezonun aksine. Yine de birbirleriyle ilgisız dört insanın öykülerini bir biçimde birleştirmeyi başarmışlar. Bu hususta dizi takdir edilesi. Başından beri tanıtılan bu karakterlerin yollarının birleşeceğini biliyordum ancak ben buna odaklanmadan izlediğim için öyküler çaktırmadan aynı yola çıkınca son derece tesirlendim.

2. sezon sürükleyicilikten yoktanıttı ve daimi karakterlerin problemlerine yer açmakten izleyici hadiselera dahil edilememiş. Buna karşın vermek istediği mesajları öyle veya bu tür verebildi bence. Final alanında Ani Bezzerides karakterinin verilen “çevremizdekilerin farkında olmamız gerektiği” mesajı çarpıcıydi. Dizi tecavüzler, cinayetler, saklı teşkilatler ve şiddet dolu bir dünyanın var bulunduğunu gösterebildi. Ani’nin farkında olmamızı istediği şeyler de şunlar işte. İnsanın iyiliği ve kötülüğü yeterince derinleştirilemese de en azından bir taban oluşturulabilmiş. Elit kesimin atılımleri ve şunların normal insanlara olan tesirini fonda sağlıyor. Böylece bitişiyle izleyiciyi dünyada olup bitenleri düşünmeye sevk ediyor.

Dizinin 3. sezonu da ilk sezonlardan değişik bir öyküyi işleyecek. Senaristlerin, üreticinin ve yönetmenin üretim adına bolca süreyi oldu. Umarım 2 senelik arayı iyi kullanmışlardır ve güzel bir yeni sezonla geri dönerler!

Yabancı dizi izle

yabancı dizi izle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir